FAYDALI BİLGİLER

CHIP TUNING NEDİR ?

Chip Tuning Nedir? Ne İşe Yarar?

Günümüz otomobillerinde motor ECU (Engine Control Unit) dediğimiz bir bölüm tarafından yönetilmektedir. Peki bu Ecu motoru nasıl yönetir? Aracın sensörlerinden gelen bilgiler sayesinde Ecu, aracın hava – yakıt karışım oranını, avansını, değerini, turbo hava miktarını ve yakıtın enjeksiyon basıncını ayarlar. Aynı zamanda motorun hangi sıcaklıklarda çalışacağına ateşleme zamanlarına ve ne kadar benzin gönderileceğine karar vermek ECU’nun görevidir. Chip Tuning sayesinde bu kontrollere dışarıdan müdahale etmemiz mümkün hale gelir. Chip Tuning ile motorun çalışma değerleri istenildiği üzere yükseltip düşürülebilir.

Chip Tuning Uygulaması Nasıl Yapılır?

Otomobile Chip Tuning uygulamanın 3 temel yöntemi vardır. Bazı otomobillerde arıza soketinden (OBDII) yoluyla, beyne direk müdahale yoluyla ve beyni söküp müdahale yollarıyla yapmak mümkündür.

Atmosferik Mi Yoksa Turbolu Otomobillerde Mi Daha Yüksek Performans Verir?

Turbolu otomobiller ana prensip olarak motorun yanma odasına atmosferik motorlara oranla daha fazla hava göndermektedir. Bu hava basıncı otomobilin ECU parçasından yönetilerek motora gönderilir. Atmosferik motorlarda hava akışını dışarıdan kuvvetlendiren bir mekanizma bulunmadığı için hava almasını arttırma işlemi çok küçük miktarlarda olsa da mümkündür. Motora ne kadar fazla hava ve yakıt karışımı girip ateşlenir ise motordan o derecede büyük bir güç alınmış olur. Bu sepepten ötürü Chip Tuning uygulaması turbolu otomobiller için daha yüksek verim anlamına gelmektedir.

Chip Tuning Uygulaması Hangi Devirlerde Hissedilir?

Otomobilin her devrinde gözlenmesi mümkün olan bu uygulama, özellikle yüksek devirlere çıkıldığında daha da yüksek bir performans sunmaktadır.

Otomobilin Motor Ömrü Etkilenir Mi?

Herhangi bir zararı olmamakla birliklte; bu sorunun cevabı tamamı ile sizin otomobilinize nasıl baktığınız ile alakalı bir sorudur. Bakımlarını düzenli olarak yaparak, performans alındıktan sonra otomobilinizin motorunu çalışır halde bir süre bekleterek, soğuk çalıştırmalarda hareket etmeden önce bir süre bekleterek motor ömründe herhangi bir kısalma meydana gelme ihtimalini oldukça minimize edebilirsiniz

Yapılan İşlemin Geri Dönüşü Mümkün Müdür?

Kesinlikle evet. Bu işlemi tekrar fabrika haline istenildiği zaman uygulamayı yapan yer tarafından dönüştürmek mümkündür.

EGR NEDİR ?

(EGZOZ GERİ ÇEVRİM VALFİ)

Egr Nedir?

EGR, kara taşıtlarında kullanılan elektropnömatik bir valftir. Araçlarda motor bölmesinde bulunur. Egzoz gazlarını devir daim işlemini yapar. Bu parçalara EGR valfi denir. EGR valfi zamanla aşınır, yıpranmalar sonucu kurum, kirlenme vb. gibi durumlardan dolayı aracın performansını düşürür ve arızalanmasına neden olur. EGR sistemi, dışarıdan motora giren havanın az miktarda yanmış egzoz gazı ile karışmasını sağlar. Bu sayede motorun yanma odasında fazla oksijen ve yanma sıcaklığı azalmış olur. EGR, NOx emisyonlarının azaltılmasına yardımcı olur. Bu işlemi nitrojen oksitlerin meydana geldiği yüksek yanma ısılarını düşürerek yapar.

EGR Valfi Nasıl Çalışır?

EGR valfi egzoz gazının geri dönüşüm sistemini kullanılarak egzoz gazındaki azot oksitlerin azaltılmasına yardımcı olmaktadır. Bu egzoz gazının çoğu havaya karışır. Bu sayede yanma odasındaki yanma için gerekli olan reaksiyon hızı azalır hatta yanma sıcaklığı da böylece düşer. Egzoz gazının devir daiminin gerçekleşmediği durum ise motorun tam yükte çalışıyor olmasıdır. Çünkü fazla miktarda oksijen bulması gerekmektedir.

EGR Valfi Arızaları Neler Olabilir?

EGR valfi zamanla aşınır ve bozulmalar meydana gelir. Egzoz gazından dolayı içerisinde kurum birikir ve bu da performansı etkiler. Bu yüzden EGR valfi temizliği yapılmalıdır. Bu temizlik doğru zamanlarda ve doğru şekilde yapılmalıdır hatta gerekiyorsa değişimi yapılmalıdır.

EGR valfi kirlenirse aşağıdaki sorunlar meydana gelebilir:

  • Motor hiç çalışmayabilir ya da titreşimli çalışır.

  • Yakıt tüketimi gittikçe artar.

  • Egzozdan siyah dumanlar atılır hatta çekiş düşüklüğü meydana gelir.

  • Sürücü ayağını gaz pedalından çekerse araba teklemeye başlar.

EGR valfi kirlendiği zaman bu sorunlar meydana gelebilir. Tespit edilir edilmez daha büyük sorunlara yol açmadan müdahale edilmelidir. Doğru şekilde yapılmayan EGR valfi temizliğinde ya da sökümünde hatta yeniden takma işleminde araçta gerçekten çok ciddi sorunlar oluşabilir. Bu yüzden valfte bir sorun olduğunu hisseden araç sürücüsü bir oto servisine başvurmalıdır. Arabasındaki sorunu göstermelidir. EGR valfinin sökülüp takılması için özel araç gereçlere ihtiyaç duyulur. Valf, ilk başta doğru bir şekilde sökülür ve temizliği yapılır. Ufak bir fırça yardımıyla valfte oluşmuş olan kurumun temizliği yapılır. Bu fırçalama işlemi yapıldıktan sonra ise özel sıvılarda bekletilir. Özel sıvılarda bekletilerek valfin kurumdan tamamen temizlenmesi sağlanır. Temizlik işlemi tamamlandıktan sonra valf motora doğru ve güvenli şekilde takılmalıdır.

EGR Valfi Değişimi ve Temizliği

EGR valfi hava filtresi ve egzoz manifoldun arasında bulunur. Valfin değişimi için gerekli alan açılmalıdır. Etrafındaki bazı yerler açılarak kolay bir çalışma alanı meydana getirilmelidir. Hava filtresi sökülür. Bağlantı yerleri sökülmek için hazırlanır. EGR valfi ayrılır temizlenmeye çalışılır ama kullanılmayacak durumda ise yenisiyle değiştirilmelidir. Yenisiyle değiştirilmişse yenisi takılır ve diğer parçalarda toplanarak çalışır hale getirilir. Temizlenecek durumda ise küçük bir fırça yardımı ile valfin içerisindeki kaba pislik yani kurum alınır. Daha sonrada özel sıvıların içerisinde bekletilir. Bu sayede içerisindeki bütün pisliklerden arındırılmış olur. Daha sonrasında kir sökücü sıvıların içerisinde bekletilir ve tüm kurumdan kurtulur. Bu işlemler sonucunda EGR valfi kurulanır. Bu işlem sırasında son bir kez spreyle üzerinde kalan son kalıntılardan da temizlenmiş olur. Manifold bağlantısı yapılır ve montaj işlemi tamamlanmış olur. Valf arızaları belirtilerinden birini görürseniz hemen bir oto servisine uğrayınız. Böylece trafik açısından ve kendi hayatınız açısından tehlikeye girmemiş olursunuz.

DPF NEDİR ?

(DİZE PARTİKÜL FİLTRESİ)

Genel olarak DPF olarak adlandırılan dizel partikül filtresi, dizel motorlarda egzoz gazından çıkan zararlı partikülleri temizlemek için kullanılmaktadır.

Motordan çıkan yanmış yakıt – hava karışımı içinde bulunan zararlı partiküller, partikül filtresi içinde birikerek doğaya salınımları engellenir. Bu partiküller, egzoz gaz sıcaklığı arttırılarak (rejenerasyon ile) yakılır ve bu sayede doğanın kirlenmesi engellenmiş olur. Rejenerasyon sırasında egzoz gaz sıcaklığı ecu tarafından görülür. DPF üzerinde bulunan ısı sensörleri yardımıyla sıcaklık bilgisi E.C.U’ ya gönderilir ve bu sayede egzoz sıcaklığını arttırmak için gereken yakıt miktarını tam olarak hesaplamak mümkündür.

Rejenerasyon

DPF’nin tıkanmasını önlemek için, filtre içinde biriken partiküllerin düzenli olarak yakılmak suretiyle temizlenmesi gerekir. Rejenerasyon’un farklı stratejileri bulunmaktadır.

Pasif Rejenerasyon

Partiküller, E.C.U’nun müdahalesi olmadan sürekli olarak yakılır. Bu standart otoyol hızlarında 3000 d/dk da sağlanmaktadır. Egzoz gaz sıcaklığı 350 C ve 500 C arasında olmalıdır.

Aktif Rejenerasyon

Ağırlıkla şehiriçi kullanımda egzoz sıcaklğı, pasif yenilemeyi gerçekleştirebilecek yeterli sıcaklığa ulaşamaz. Kurumlar temizlenemez ve filtre içine birikir. Tıkanma eşiğine ulaştığında (18 gram) E.C.U. aktif rejenerasyonu tetikler. DPF içerisindeki karbon birikimi derecesi E.C.U. içerisinde programlanan 2 model kullanılarak hesaplanır.

  • Egzoz gazı sıcaklık sensörlerinden ve oksijen sensöründen gelen belirli bir sinyal modeline göre doygunluğu hesaplayan sürücü profiline dayanan bir model,

  • Diferansiyel basınç sensörü, sıcaklık sensörleri ve hava debimetresinden aldığı sinyallerin doğrultusuna göre doygunluğu hesaplayan bir model.

Egzoz üzerinde DPF’in giriş ve çıkışı arasında bulunan basınç fark sensörleri filtre içerisinde doygunluk derecesine gelen basınç farklarını ölçmektedir. Filtrenin tıkandığı sensörler yardımıyla belirlendiğinde E.C.U.’ya giden voltaj arttırılır. E.C.U. bu sayede egzoz gazı sıcaklığını 550 C – 650 C bandına çeker. Bu sıcaklık artışını sağlamak için;

  • Hava akışını ayarlar,

  • EGR valfi devre dışı bırakılır.

Zorunlu Rejenerasyon

Çok kısa mesafeli kullanımlarda, DPF rejenerasyonu için gereken sıcaklığa ulaşmak imkansızdır. Doygunluk seviyesi 24 grama ulaştığında kilometre saatinde DPF arıza ışığı yanar. Bu sinyal sürücüye rejenerasyon rotası gerçekleştirmesi gerektiğini söyler; yani DPF’in rejenerasyonu için yeterli sıcaklıklara ulaşılmalı, araç belirli bir mesafe boyunca yüksek hızda çalıştırılmalıdır.

Manuel Rejenerasyon

Zorunlu yenileme başarılı olmazsa ve doygunluk 40 gram seviyesine kadar eşik değerini aştıysa, kızdırma bujisi ve motor uyarı ışığı göstergede yanar. Bu durumda, filtrenin bozulmasını önlemek için aktif rejenerasyon E.C.U. tarafından engellenir. Bu noktada DPF deneyimli teknisyenler tarafından serviste temizlenmelidir.

Doygunluk 45 gram eşiğini aşarsa, artık yenileme mümkün değildir. Bu noktada DPF temizlenemeyeceği için değiştirilmesi gerekir.

Kilometre Rejenerasyonu

Bu rejenerasyon yöntemi, seyahat mesafesine bağlıdır. DPF’in sağlıksız düzeydeki doygunluğun aşılmasını önler. Doldurma seviyesine bakılmaksızın E.C.U. son 750 – 1000 km herhangi bir yenilenme etkinleştirilmediğinde aktif rejenerasyon otomatik olarak tetikler.

DPF ile sıkıntı yaşıyorsanız, ömür boyu kalıcı çözüm için iletişim adreslerimizden bizimle irtibata geçebilirsiniz.

TURBO NEDİR ?

Turbo Nedir ?

Küçük hacimli motorla çalışan araçlarda daha fazla havayı silindir içerisine göndermek için turbo kullanılır. Turbo bir nevi hava pompası görevi üstlenir. Silindirlerin içerisine yüksek basınçta hava pompalar. Bu sayede dha fazla yakıt gönderebilir ve daha fazla güç elde edebiliyoruz. Bunun yanında atık gazları da silindir içerisine gönderdiğimiz için bir nevi yakıt tasarrufu da sağlamış oluyoruz. Turbo çalışma prensibi ise şu şekilde. Sıcak ve yüksek basınçtaki eksoz gazı içerisinde çok fazla enerji bulundurur. Bu enerjiyi tekrar kullanmak için türbin kullanıyoruz.Bu gazı bir tübin sayesinde enerjiye çevirme işlemi yapıyoruz. Bu türbin direkt olarak eksoz manifoltuna bağlıdır. Eksoz manifoldundan çıkan gazlar sayesinde turbonun içinde bulunan türbin dönmeye başlıyor. Bu türbine bağlı bir pervane daha mevcut. O da soğuk havanın emildiği emme manifoltuna bağlı durumda. Buradaki türbin motorun almaya çalıştığı havayı sıkıştırma görevi üstleniyor. Daha sonra sıkıştırılmış yüksek basınçtaki hava emme manifoltuna gönderiliyor ve daha sonra silindir içerisine gönderilip yanma işlemi tamamlanıyor. Yanan bu yakıttan oluşan gazlar eksoz manifoltuna iletiliyor. Turbo’ya baktığımızda iki tane boru bulunmakta. Bunlardan birisi yağlama içindir. Birincisi üstte olur ve direkt yağ karterine bağlıdır. Bu sayede turbonun yağlanması da sağlanmış olur. Aşağıda bulunan boru ise yağın tahliyesi için kullanılır. Bu boru sayesinde turbo içerisinde kullanılan yağ kartere tekrar gönderilir. Bazı turbo modellerinde soğuma işlemini hızlandırmak için motor suyuda geçmektedir. Bunun için yağ boruları haricinde ikinci bir su giriş ve çıkışları da bulunuyor. Ayrıca turbo üzerinde turbo ve aracınızın motorunun zarar görmemesi için wastegate denilen bir parça bulunuyor. Wastegate turbonun sigortası görevindedir. Wastegate’nin en önemli görevi turbo içrisinde basınç yükselmesi olduğunda bir tahliye kanalı açarak fazla basıncı dış atmosfere vermektedir.

Turbo Araba Nasıl Kullanılır?

Turbo’lu arabalar nasıl kullanılır konusuna bir göz attığımızda; Bu konuda bazı forumlarda sorular bulunuyor. Sorular şu şekilde oluyor. Kontağı kapatmadan önce biraz beklemek gerekir mi gibi. Turbo’ya gelen yağ için ekstra bir yağ pompası bulunmaz. Tamamen karter içerisinde bulunan basınçla yağ turbo’ya iletilir. İşi biten yağ tahliye borusuyla tekrar yağ karterine gider. Turbo çok yüksek devirlere çıkabilir. Yaklaşık 250.000 dev/dk çıkabilir. Her araba için bu kadar fazla olmayabilir. Genelde turbo devri 200.000 dev/dk olacak şekilde ayarlanmaktadır. Bu kadar yüksek devirde çalışan bir eleman için yağlama çok önemlidir. Eğer aracınızı çok yüksek devirlerde kullanır, motoru çok zorladıktan sonra aracınızı kapatmaya karar verirseniz, kontağı kapattığınızda turbo yağlamayı kesecektir. Fakat turbo 250.000 dev/dk hızda döndüğü için duruş süresi biraz daha uzun olacaktır. Yağlama da kesileceği için bir süre turbonuz yağsız çalışacaktır. Bu işlemi sürekli yapıyorsanız turbonuzun aşınma nedenlerinden birisi olacaktır. Bunun için motorunuzu çok zorladıysanız bir süre motorunuzu rolantide çalıştırıp kontağı daha sonra kapatmanızı tavsiye ederiz. Bu durumu her zaman yapmanız gerekmez.

Turbolu Araçlarda Bakım

Turbolu araçların bakımlarına özellikle dikkat etmek gerekir. Turbo sistemi direk yağ ile çalıştığı için yağın kalitesi önem kazanmaktadır. Özellikle turbolu araçlarda yağ değişimi zamanına dikkat etmeniz gerekir. Uzun vadede değişmeyen motor yağı hem motorda hem de turboda aşınmalara neden olacaktır. Bu durum arabanızın performansını olumsuz etkiler. Hem de motorunuzun ömrünü kısaltır. Turbolu araçlarda aynı zamanda intercooler adı verilen bir parça bulunur. İntercooler nedir gibi sorular olacaktır. Kısaca değinelim. Turbolu araçlarda emme manifoltuna gönderilen sıkışmş hava aynı zamanda çok ısınacaktır. Çünkü fizik kanunu sıkışan hava ısınır. Bu ısınmış havayı bir miktar soğutmak gerekiyor. Soğutma işlemi motorun verimi açısından önemlidir. O yüzden emme manifoltuna intercooler adı verilen bir parça takılır.Aslında sadece bir radyatör gibi havayı soğutma işlemi yapmaktadır intercooler.

TURBO TİMER NEDİR ?

Turbo Timer sizin kullanmanıza göre arabanızın kontağı kapandıktan sonra nekadar çalışacağını hesaplayan bir cihazdır. Bunu yapmasındaki neden ise turbonun palleri çok yüksek devirler çevirmektedir siz 5 binde giderken 150 bin devirlere çıkabilmektedir doğal olarak turbonun durması sizin motorunuzdan 10 kat daha yavaş olacaktır. Bundan dolayı hemen arabanızı kaparsanız yağlama işlemi biteceğinden turbonun mili yağsız kalacak ve durana kadar kendine zarar verecektir buda balansının bozulmasın neden olacağından belli bir süreden sonra balans bozukluğundan çok yüksek devirlerde Paller sağa sola çarparak küçülecekleri için performans kaybına turbonuzun basınç basmamasına neden olur Bunların hepsini TurboTimer ile önleme şansımız var.
2 çeşit Turbo Timer Var:
Type 0 :
Bu tip Turbo Timer da sadece turbonun dönüş zamanını hesaplıyorlar sadece zaman var.
Type 1 :
Bu tip Turbo Timerlarda zaman, lap time, cronometre, batery, hız, devir gibi seyler mevcuttur

BEYGİR GÜCÜ/HP NEDİR ?

Performans açısından araçlarda beygir gücü çok önemlidir. Araçtan yüksek performans almak istiyorsanız beygir gücü yüksek araçları tercih etmelisiniz. Bu tarz beklentiler çok yüksek olduğu için her geçen gün daha yüksek beygir gücüne sahip araçların üretildiğini görebiliyoruz. Beygir gücü dünya genelinde İngilizce kısaltması HP olarak bilinir bu da horse power cümlesinin kısaltmasından uyarlanmıştır.

HP kelimesinin Türkçe karşılığı da beygir gücüdür ve bu şekilde her yerde lanse edilir. Buharlı motorların icadından günümüze kadar geliştirilerek kullanılan bir sistemdir. İlk icat edildiği dönemde ortaya çıkarılan güce 1 beygir gücü yani bir atın gücüne eşit bir güç olarak tanım verilmiştir. 1 atın gücünden esinlenilmiş olsa da güç değerleri çok daha farklılık gösterir. Bu kavram ilk olarak 1872 yılında ortaya çıkarılmıştır James Watt isminde bir matematikçi bir atın 45 KG ağırlığındaki bir yükü 1 saniye gibi bir sürede 1.11 metreye taşmasını ele alarak bir formül eşliğinde beygir gücünü ortaya çıkarmıştır. Yapılan hesaplamalar sonrasında 1 HP 75 KG değerindeki bir yükün kaldırılmasına eş değer olarak ön görülmüştür. Günümüzde kadar gelen tüm motorlarda bu değer üzerinden hesaplandırılarak anlam kazandırılmıştır. Çağımızda HP temel olarak aracın performansı ve gücü olarak göz önünde bulundurulur. Bir araç ne kadar yüksek HP gücüne sahipse o kadar performansı yüksek olarak bilinir. Bu konuda araba alacaklarında bilinçli hareket etmesinde fayda vardır yani yüksek performansa sahip bir araç satın almak istiyorsanız mutlaka HP değerlerini de göz önünde bulundurmanız gerekir. Tabi burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da HP yani beygir gücü yüksek olan araçlarda daha fazla yakıt tüketimi yaparlar.

TORK NEDİR ?

Tork sistemi araçta ortaya çıkan gücün diğer parçalar vasıtasıyla tekerlerden yere aktarılmasıdır. Yakıt ve havanın birleştirilmesi sonrasında ortaya enerji çıkar ve bu güç motora iletir ve motorun çalışması sağlanır. Motorun ürettiği güç de beygir gücü yani HP olarak tanımlanmaktadır. Bir motor ne kadar yüksek güç üretiyorsa beygir gücünün yüksek olduğu anlamına gelir.

HP debriyaj, şanzıman, diferansiyel gibi motor parçalarıyla tekerlerden yere iletilir böylece aracın hem yol tutması hem yüksek performansta yol alması sağlanır. Tork gücü çok önemlidir yüksek tork gücüne sahip araçlardan az yakıtla yüksek performans alınır. Halk arasında da bilinen yüksek tork gücüne sahip araçlardan yüksek performans alınmasıdır. Tork sisteminin en önemli özellikleri güç dengesinin sağlanmasıdır. Örneğin aracın yokuş yukarı çıkması ya da aşırı yük taşıması gibi durumlarda doğal olarak güç dengesi bozulur ve araç çok fazla zorlanır böyle durumlarda tork değeri yüksekse araç güç dengesini korur ve sorunsuz bir şekilde yoluna devam eder. Tork geçiş gücünün bir diğer özelliği de vites geçişlerinde ortaya çıkmaktadır. Normal şartlarda vites geçişlerinde araç kendine bir hızlanma ve toparlanma payı verir araç sisteminde yer alan tork değeri yüksekse vites geçişlerinde hiçbir zorlanma yaşanmaz ve araç sarsıntısız bir şekilde geçişi sağlar. Aracın performansını etkileyen çok sayıda etken vardır bu geçişlerde ve gücün bir anda azalmasını sağlayan durumlara karşı tork güvence oluşturur ve aracın performansını korumasını sağlar. Bu sistem uzun yıllardır araçlarda mevcuttur ve her geçen gün geliştirilmeye devam ediliyor. Özellikle büyük araba markaları yüksek değerlere sahip tork sistemleri geliştirmektedir. Böylece aracın performansı artmakta ve mevcut performansı da her duruma karşı korunmaktadır.

PERFORMANS EGZOZ NEDİR ?

Aracımızın performansına katkıda bulunmasını istiyorsak aracın atık gazlarını sağlıklı bir şekilde dışarıya atmasına yardımcı olmalıyız.

Normal araçlarda kullanılan susturuculu egzozlar atık yakıtın dışarı atılma esnasında bir direnç oluşturur. İşte bu direnç performansı çok büyük boyutta etkiler. Performanslı egzozların amacı çıkan atık havanın çıkışını kolay ve basit hale getirmektir. Performans egzozların diğer bir ana görevi ise atık gazın dışarıya çıkarken oluşturduğu direnci azaltmaktır.

Gündelik kullandığımız araçlarda bulunun fabrika çıkışlı egzozlar yani standart egzozlar isimlerinden de anlayacağımız üzere sadece motor sesini bastırmak amacı ile yapılmıştır. Sesi bastırılan motor egzoz gazlarının çıkışını da zorlaştırır. Sadece sesi azaltmak amacıyla yani amacının %80 bu yönde olan egzoz sistemleri aracımızın performansınıda oldukça etkilemektedir.

İşte bu olayın gerçekleşmesini engellemek için performans egzozlar üretilmiştir. Bu egzoz sistemi aracın sesini çok az bastırır asıl amacı yanan yakıtın dışarıya rahat ve kusursuz bir şekilde çıkışını sağlamaktadır. Bu egzoz sisteminde gaza basıldığı zaman motorundan gelen sesleri rahatlıkla duyabilirsiniz, bu ses sizi rahatsız edecek bir şekilde duyulmayacaktır. Aksine sportif bir ses çıkaracaktır. 

DOWNPİPE NEDİR ?

 

Downpipe, basit bir dille anlatmak gerekirse, turbo sistemine sahip araçların motor kısmında, turbonun “salyangoz” da denilen egsoz kısmından aracın egzos sistemine bağlantısını sağlayan ana borunun adına verilen isimdir. Stage 1 yazılımlar için ihtiyaç duyulmamaktadır ama eğer stage 2 ve üzerine çıkmak istiyorsanız, mutlaka uygulama yapılması gerekmektedir.

Downpipe Faydaları

  • Gazı içinde hapseden katalitik konvektör olmadığı için, egzos gazı ısısının belli bir derenin altına düşmesini sağlar.

  • Gazın çıkmasın herhangi bir engel bulunmadığından turbonun çok daha fazla güç üretmesine etki eder.

  • Uygulandığı aracın beygir gücünü arttığı gibi, tork artışına da katkı verir.

  • Performans yüksekliği gerektiren durumlarda aracınıza ilave güç sağlayarak yarar sağlar.

  • Turbonun beklenenden çok daha uzun ömürlü olmasını kolaylaştırır.

DUMP VALF NEDİR ?

 

Dump Valve Nedir?

Dump valve, turbo beslemeli otomobillerde turbo basıncını filtreye geri yollayarak kompresör türbinin yavaşlamasına engel olmak için üretilmiş bir parçadır.

Turbo beslemeli otomobillerde ayak gazdan çekildiğinde gaz kelebeği kapanır fakat turbo hala dönmeye devam etmektedir. Sistem kapalı bir devreye sahip olduğundan, turbonun bastığı havanın gideceği bir yer olmadığı için oluşan yüksek basınç, kompresör türbinine büyük bir kuvvet uygulayarak türbinin dönüş yönünün tersine dönmesi için zorlar. Bu olay kompresör türbinin yavaşlamasına sebep olur. Gaza tekrar basıldığında turbo basıncının tepe noktasına gelebilmesi için kompresör türbinini tekrar hızlandırmak gereklidir ve bu esnada istenilen turbo basıncı elde edilemediği için büyük bir performans kaybı yaşanır. Dump valve bu performans kaybını önler.

Nasıl Çalışır?

Ayağınızı gazdan çektiğinizde gaz kelebeği kapalı konumda olduğundan dump valve hemen devreye girerek turbonun bastığı havayı emme manifoldunda oluşan vakum yardımıyla dışarı verir, bu sayede turbonun önceden bastığı hava geri tepmeyeceği ve bir geri basınç uygulamayacağı için kompresör türbini yavaşlamaz, tekrar gaza bastığınız anda türbin yavaşlamamış olduğu için turbo basıncı hemen tepe noktasına ulaşır ve ani gazdan çekme ve basmalar arasında performans kaybı yaşamamış olursunuz.

Faydaları?

  • Turbonun ömrünü uzatır.

  • Turbonun yavaşlamasını engelleyerek turbo basıncını sürekli yüksek tutar. Yüksek basınç, yüksek güç anlamına gelmektedir.

  • Gazdan çekme ve gaza basma arasındaki eski ısınmış havayı dışarı verip, yeni soğuk havayı içeri aldığı için artı güç sağlar.

ETANOL NEDİR ?

Otomobil tutkunlarına çok tanıdık gelecek olan etanol (etil alkol) bir tür biyo-yakıttır. Mısır ve şeker kamışından elde edilen etanol, özellikle yüksek oktana sahip olması sebebiyle otomobil sektöründe sıkça kullanılır. Standart yakıtlar 85 oktan civarındayken, premium olarak adlandırılan katkılı yakıtlar 95-97 oktan, etanol katkılı yakıtlar ise yaklaşık 105 oktan ve üzeri değerlere sahiptir.​

Etanol E10 ve E85 olarak belirtilen oranlarda benzinle karıştırılarak kullanılmaktadır. E10 sınıflandırması 100L yakıtta 90L benzin 10L etanol şeklinde E85 sınıflandırması ise 100L yakıtta 85L etanol 15L benzin şeklindedir. 

Etanol yanarken benzine göre çok daha düşük sıcaklıkta egzoz gazı salınımı yapar. Bu da turbo beslemeli araçlarda turbonun türbin sıcaklığını düşük tutar, daha uzun ömürlü olmasını sağlar. Ayrıca akaryakıta göre yüksek oktan değerine sahip olması sayesinde daha yüksek basınçlı turbo besleme yapılabilir ve bu da aracın performansında çok büyük artışa neden olur.

METANOL NEDİR ?

Yüksek performansa sahip araçlar için kullanımı çok yaygın olan bir sistemdir. Metil alkol, içten yanmalı motorlarda kullanılan başlıca alkollerdendir. Methanol diğer benzin türevi yakıtlarla karşılaştırıldığında apayrı bir canavardır. Methanol yanma odasına giren havayı öyle etkili soğutur ki (yüksek buharlaşma ısı tutulumu) aşırı beslemeli motorlarda intercoolera gerek kalmaz. Alkol ile çalışan içten yanmalı motorlar öyle soğuk çalışırlar ki genelde radyatöre gerek kalmaz. Yanma odasına gönderilecek alkolün miktarı yükselecek olan ısının kontolünü sağlar.
Methanol'ün ikinci özelliği ise daha yüksek özısıya sahip olmasıdır. Bu özellik
yanma odasında karışımın daha yavaş yanmasına imkan sağlar. Methanol'ün oktan değeri yaklaşık olarak 105 - 110 arasındadır ve yüksek oktan karışımın daha geç yanmasını sağlar. Methanolün oktan değeri benzinden yüksek olduğu için avans ve basınç değeleri arttırılabilir.

 

Başlıca avantajları;

  • Yanma odası sıcaklıklarını düşürmek,

  • Yüksek oktanlı bir yakıt olduğundan motorun avansına müdahale edilebilme imkanı sunar,

  • Yanmanın kalitesini arttırır,

  • Güç kazandırır.

Dezavantajları;

  • Kolay buharlaşan bir yakıt olduğundan tüketim miktarı benzine göre fazladır,

  • Korozyona sebep olur,

  • Yakıt olarak kullanılması durumunda soğuk havalarda pulvarize olamaz ve aracın çalışması zorlaşır.

NOS NEDİR ?

(NİTRİOUS OXİDE SYSTEM)

Normal bir araç motoru çalışırken; öncelikle motorun yanma odasına benzin – hava karışımı gönderilir ve bu karışım burada yanarak aniden bir patlama oluşur. Bu patlamanın etkisiyle motor pistonları itilir ve araç hareket etmeye başlar. İşte NOS ta tam olarak burada çalışır. NOS bu patlamanın şiddetinin arttırılması prensibine dayanır.

Tüpler içinde sıkıştırılmış olarak duran NOS gazı, araç sürücüsünün istediği anda motorun yanma odasına gönderilir. Burada tüpün içinde sıkışmış vaziyette bulunan NOS gazı basıncın aniden azalmasıyla birlikte gaz haline döner. Gaz haline dönerken nitrojenin içerisinden oksijen molekülleri ayrışır. Bu sayede yanma odasının içi oksijen dolar. Oksijen yanıcı bir madde olduğunda dolayı normalin üzerinde bir şiddette patlama gerçekleşir ve bu sayede pistonlar daha büyük güçle itilerek aniden aracın hızı arttırılmış olur.

Görüldüğü üzere NOS sistemi mutlaka işin uzmanı kişiler tarafından takılmalıdır.

NOS’un Zararları Var mıdır?

NOS sistemi çalışırken motor içindeki basınç ve devir sayısı aniden yükselir. Bu yüzden sıklıkla NOS kullanılan araçların motorları çok kısa sürede yıpranır. Ayrıca NOS çalışırken motor içerisinde çok yüksek basınç oluşur. Araç motorları bu basıncı kaldırabilirler ancak aracın diğer aksamlarının da bu basıncı kaldırıp kaldıramayacakları kontrol edilmelidir.

NOS Araç Performansını Ne Kadar Arttırmaktadır?

NOS’un yaptığı performans katkısı aracın motor hacmine göre değişir. Örneğin, 1400 cc’lik bir motorda yaklaşık 60 beygirlik performans artışı olurken, 3000 cc’lik bir motorda bu artış 140 beygir olmaktadır.

MOTOR YAĞININ ÖNEMİ NEDİR ?

Motor Yağı Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Otomobil sahiplerinin hayatında oldukça büyük ve önemli bir yere sahiptir motor yağları. Motor arabanın kalbi ise o kalbi koruyan ve düzgün çalışmasını sağlayan en etkin madde motor yağıdır. 

Motor yağı nedir?

Ham petrolden elde edilen yağlara makine yağı ya da madeni yağ denmektedir. Ancak makine yağlarının motorlar içerisinde çalışması mümkün değildir zira motorun çalışma şartlarına uyumlu değildirler. Ham petrolden elde edilen bu yağların içeriğine eklenen katkı maddeleri ile motorlara uyumlu motor yağları elde edilir.

Peki bu katkı maddeleri motor yağına hangi özellikleri verir?

Motor yağının araç içerisinde çalışması sırasında köpürmesine engel olur. 

Yağın donma derecesini düşürerek düşük sıcaklıklarda bile işlevini yerine getirebilmesini sağlar.

Yüksek ısılara maruz kaldığında motor yağları yağlama özelliğini kaybedebilir. Yağın içine eklenen katkı maddeleri sayesinde yüksek sıcaklıklarda bile motor yağlarının düzgün çalışması sağlanır. 

Motorun çalışmasına bağlı olarak gerçekleşen yanma sonucu oluşan su, kül, karbon ve diğer kimyasal maddelerin motor yağının asit seviyesini yükseltmesi engellenmiş olur. Asit seviyesi ne kadar düşük olursa motorun içerisindeki parçalar da o kadar uzun ömürlü olur.

Motor yağının arabadaki görevi nedir?

Motor yağı, arabanın çalışmasını sağlayan motorun içerisinde bulunur. Bu özel yağ motorun içerisindeki parçaların birbiri arasındaki sürtünme kuvvetini azaltarak az enerji ile çalışmasını sağlar ve motoru korur. Arabanın motorunun çalışması ile birlikte yüksek ısıya maruz kalan parçaların soğumasına yardımcı olan da yine motor yağıdır. Yağlanma esnasında parçaların sıcaklığını taşıyarak motorun parçalarının ısısını düşürür ve dengeler.

Motorun içerisindeki parçaların düzgün bir şekilde çalışmasının yanı sıra motor yağlarının bir diğer işlevi motorun içerisinde çalışan parçaların temizlenmesini sağlamaktır. Motor yağı, motorun içerisinde yer alan subap, piston ve segman gibi parçaların üzerinde oluşabilecek yabancı maddelerin oluşumunu engeller. Bu parçalar arabanın çalışması sırasında çok yüksek sıcaklık derecelerine ulaşabildiklerinden bakımları önemlidir ve motor yağının düzenli olarak değiştirilmesi sayesinde bu parçaların ömürleri uzar.

Motor yağının bir diğer görevi ise motor içerisindeki kompresyonun düşmesini engellemektir. Motordaki silindirlerin üzerinde bulunan yağ, segman ile yuvası arasına girerek kompresyon kaçağına karşı sıvı conta gibi bir görev yapar ve kaçak ihtimalini düşürür.

Motor yağının türleri nelerdir?

Genel kapsamda motor yağları 3 farklı türde değerlendirilebilir: 

 

Mineral Yağlar

Damıtılmış ham petrolün üzerine deterjan, aşınma önleyici, viskozite geliştirici benzeri katkı maddelerinin eklenmesi ile mineral motor yağları elde edilir. 

Tam Sentetik Yağlar

Laboratuvar ortamında tamamen kimyasal işlemler sonucunda üretilen motor yağları tam sentetik yağlar olarak adlandırılır.

Yarı Sentetik Yağlar

Mineral yağı ve sentetik yağların karıştırılması sonucunda yarı sentetik yağlar üretilir. İki yağ türünün karışımında genellikle %70-80 mineral yağ, %20-30 oranında sentetik yağ tercih edilir.

Ne sıklıkla motor yağı değiştirilmelidir?

Motor yağını ne zaman değiştirmeniz gerektiği aracınızın modeliyle, kullandığınız yağın türüyle, aracınızın kullanım sıklığı ve nerede kullandığınız ile de alakalıdır. Düzenli olarak yolculuklara çıkıyorsanız, trafiği olan bir şehirde araç kullanıyorsanız, ağır yükler taşıyorsanız motorunuzda daha fazla zorlama söz konusu olacağından daha sık yağ değişimi yapmanız gerekir.

Ancak ortalama bir süre vermek gerekirse eski araçların 5.000 kilometrede bir, yeni araçların ise 20.000 kilometrede bir motor yağı ve yağ filtresi değişimi yaptırması gerekmektedir. Düzenli aralıklarla motor yağınızın seviyesini kontrol ederek eklemeler yapmayı ihmal etmemelisiniz.

EGT SENSÖRÜ NEDİR ?

Egzoz Gazı Sıcaklık Sensörü Nedir?

Kısa adı EGT sensörü olan egzoz gazı sıcaklık sensörü, egzoz gazının sıcaklığını ölçmek için kullanılır. En önemli sensörlerden biridir. Daha sonra bu bilgiler motor kontrol ünitesine (ECM / ECU) iletilerek benzinli ve dizel motorlu araçlarda farklı işlemler için kullanılır. Yakıt sarfiyatını iyileştirmek, egzoz emisyonlarını düşürmek, katalitik konvertör sıcaklığını ayarlamak, DPF (Dizel Partikül Filtresi) rejenerasyon işlemini başlatmak, motor bileşenlerinin aşırı ısınmasını engellemek gibi birçok motor sisteminin yönetimi bu sensör yardımıyla gerçekleşir.

 

Egzoz Gazı Sıcaklık Sensörü Nasıl Çalışır?

Günümüz motorları daha çevre dostu ve ekonomik olmakla birlikte daha güçlü olarak üretiliyor. Küçük hacimli motorlara turboşarj ve süperşarj sistemleri takılarak güç kapasiteleri artırılıyor fakat önemli bileşenler küçültüldüğü için motor daha yüksek sıcaklıklara maruz kalıyor.

Bu gelişimin bir sonucu olarak egzoz gazı sıcaklık sensörü teknolojisinin kullanım alanı da daha karmaşık bir hal almıştır. Asıl amacı katalitik konvertörü izlemek olan EGT sensörleri, motor bileşenlerini korumak için bir gereklilik haline gelmiştir.

Egzoz gazı sıcaklık sensörleri hem dizel hem de benzinli motorlu araçlarda kullanılmaktadır. Bir aracın egzoz gazı sıcaklığını izlemek için, araçta takılı üç veya daha fazla EGT sensörü olabilir. Bunlardan biri turboşarjdan önce, diğeri DPF'den (Dizel Partikül Filtresi) önce ve sonuncusu da parçacık filtresinden sonra takılır.

NTC (Negatif Sıcaklık Katsayısı) ve PTC (Pozitif Sıcaklık Katsayısı) algılama elementine sahip iki çeşit sensör vardır. Her ikisinin görevi de aynı olmasına rağmen sıcaklığı ölçme biçimleri birbirinden farklıdır. NTC sensörler, düşük sıcaklıklarda yüksek bir dirence sahiptir. Yüksek sıcaklıklarda ise direnci düşer. Başka bir deyişle, sıcaklık arttıkça direnç azalır. PTC sensörleri ise sıcaklıkla doğru orantılı olarak çalışır. Yani sıcaklığa göre direnç artar veya azalır. Olası ölçüm aralığı ve sıcaklıklara verilen kesin dirençler, sensörün tasarımına bağlı olarak değişir. Her iki sensörde durumu ECU'ya iletmek için bir voltaj sinyali üretir ve gönderir. ECU, üretici firma tarafından önceden belirlenen parametreler doğrultusunda bu sinyalleri yorumlar ve gerekli işlemleri yapar.

 

Benzinli Motor EGT Sensörleri

Benzinli motorlarda, egzoz gazı sıcaklık sensörlerinin ana işlevi, bileşenleri aşırı ısınmaya karşı korumaktır. Bu durumda öncelikle izlenecek kritik bileşenler turboşarj ve katalitik konvertördür. EGT sensörü bu bileşenlerde aşırı sıcaklık tespit ederse, ECU sıcaklığı düşürmek için basınç takviyesini ve dolayısıyla motor gücünü azaltarak uygun önlemi alır.

Motor yönetim sisteminin ayarına bağlı olarak, katalitik konvertörü soğutmak için enjekte edilen yakıt miktarını (ve böylece yakıt tüketimini) artırarak katalitik konvertörün korunmasını sağlar.

 

Dizel Motor EGT Sensörleri

Dizel motorlarda, dizel partikül filtresinin (DPF) sıcaklığını izlemek için egzoz gazı sıcaklık sensörleri kullanılır. Burada, bileşenlerin aşırı ısınmasından ziyade partikül filtresinin rejenerasyonu için gerekli sıcaklığın sağlanıp sağlanmadığına bakılır.

 

Egzoz Gazı Sıcaklık Sensörlerinin Diğer Görevleri

EGT sensörleri ayrıca azot oksit (NOx) değerlerini azaltmak için kullanılır. Katalitik konvertörün sıcaklığı sürekli kontrol edilerek, aşırı ısınması engellenir ve koruma altına alınır. Yeni üretilen sensörlerin -40 ile + 900˚C arasında bir ölçüm aralığı vardır.

Bazı EGR sistemlerinin ölçümünde de sıcaklık sensörleri kullanılır.  Bu sensörler temel olarak egzoz gazı sıcaklık sensörleriyle aynı şekilde çalışır, ancak daha küçüktürler ve 400˚C daha düşük bir maksimum ölçülebilir sıcaklığa sahiptirler.

 

EGT Sensörü Motorun Neresindedir?

Egzoz gazı sıcaklık sensörlerinin montaj konumları kullanım amaçlarına göre değişiklik gösterir. Turboşarj, katalitik konvertör, DPF (Dizel Partikül Filtresi) giriş çıkışlarına ve NOx azaltma sisteminin bileşenlerine takılıdırlar. Aracın modeline göre giriş yerleri ve sayıları değişiklik gösterir.

 

EGT Sensörü Arızalanırsa Ne Olur?

- DPF (Dizel Partikül Filtresi) tıkanır
- DPF rejenerasyon işlemleri daha uzun sürer
- Hatalı DPF rejenerasyon işlemleri gerçekleşir
- Yakıt tüketimi artar
- Aşırı ısınmadan dolayı egzoz bileşenleri veya iç motor bileşenleri arızalanır
- Motor arıza uyarı lambası yanar
- Emisyon değerleri artar